Faydalı Linkler
İhaleler
İletişim

Şehitler Ve Gazilerin Resmi Sitesi

Şehitlerimiz

  T.C.Kimlik No Sorgulama




::::: TARİHÇE :::::

20.YY ÖNCESİNDE GÖMEÇ

Batı Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi Gömeç de  tarihin en eski çağlarından itibaren köklü yaşantılara sahne olmuştur. Bunu bugün yapılan bazı arkeolojik çalışmalardan anladığımız gibi çevredeki höyüklerden de  anlamak mümkün olmaktadır.

Gömeç çevresi mümbit arazilere sahip olduğu için insanlar tarafından her zaman yerleşmeye açık olmuştur. Yazılı kaynaklarda Gömeç 1530 tarihli Osmanlı tahrir defterinde Adil-ili Nam-ı diğer Gömeç olarak yer almaktadır. Gömeç kelimesinin  arı peteği,erimemiş bal anlamına gelmekte olduğunu Şemsettin Sami belirtmektedir. Aşağıda zikredilen defterlerde bugün Gömeç’in bir mahallesi olarak geçen Yayaköy ile Hacı Osman Köyü yakın çevrenin o tarihlerdeki önemli köylerinden biri olarak Ayazmend (bugünkü Ayvalık İlçesinin Altınova beldesi)  kazasına bağlı idiler. 1530 tarihinde Gömeç’te 1’i  Sipahizade  olmak üzere 7 hane yaşamaktaydı. 1573 tarihinde yapılan tahrirde ise 1’i pir (ihtiyar), 1’i mütekaid (emekli) 12 hanenin  yaşamış olduğu tespit edilmektedir. Kaynaklardan anladığımıza göre 1530 tarihinde Gömeç’te önemli bir değirmen ve mescit  bulunmakta olup Gömeç ve çevresinde buğday,arpa,susam,pamuk,bostan,soğan ve sarımsak yetiştirilmekteydi.  Bu tarihlerle ilgili olarak Hacı Osman köyünün Ayazmend kaza merkezinden sonra bölgede Pazar kurulan ikinci bir yerleşme olduğu, 700 akçelik bac-ı bazar vergisinden anlaşılmaktadır. Ayrıca Hacı Osman köyü o tarihlerde Öşr-i Mahi (Balık vergisi) ile de balıkçılığın yapıldığı bir köy konumundadır. Bölgede pek çok meyve dışında armutun da bu tarihlerde çokça yetiştirilmekte olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 18.yy ve 19.yy Osmanlı belgelerinde Gömeç ve   çevresi Emrud abad ( Armut Ova ) şeklinde geçmektedir.

Gömeç ve çevresi daha sonraki yüzyıllarda da Batı Anadolu’da yoğun yerleşmenin olduğu yerler arasında yer almış, çeşitli vesilelerle Osmanlı arşiv belgelerinde isminden bahsedilmiştir. Kayıtlardan bölgeye Rum ahalinin yerleşmesinin 16.yy’da gerçekleşmediği açık olarak anlaşılmaktadır. Bölgeye Rumlar’ın yerleşmesi 17.yy ortaları  veya  sonlarında gerçekleşmiş olmalıdır. Gömeç ve çevresine yerleşen Rumların buralara Anadolu’nun iç bölgelerinden gelmiş olduğunu tahmin etmekteyiz.  Rumların bölgeye gelmesi sonrasında Gömeç ve çevresinde Zeytin tarımı büyük artış göstermiştir. 18.yy’ın son çeyreğinde 19.yy’ın başlarında Ayvalık  çevresiyle beraber bu bölgede  yılda 1 milyon okka zeytinyağı üretiyordu. Çevredeki Rumların tarımdan başka taş işçiliği, (özellikle Sarımsak taşı işçiliği) bağcılık,yağcılık,tuğla,kiremit imalatı,yağ küpü imalatı gibi işlerle uğraştıklarını tahmin ediyoruz. Gömeç ve çevresindeki  Rumların 1821 Ayvalık İsyanında nasıl bir rol oynadıkları konusunda kaynaklardan  net bir bilgiye ulaşılamamakla birlikte isyan sırasında Hüdavendigar mutasarrıfı İbrahim Paşa’nın silahtarı Ayazmend,Edremit,Emrudabad kıyılarını korumakla görevlendirilmiştir. Bu isyan sonrasında pek çok Rum, Ayvalık başta olmak üzere bölgeyi terk etmiştir. İlerleyen yıllarda çevrenin zeytin mahsulünün toplanması ve yağ elde edilmesi işlerinde sıkıntı yaşanması üzerine devrin Padişahı II. Mahmut bölgeyi terk eden Rumlar için af ilan etmiştir.  Ancak bölgedeki gayr-i müslim sayısının pekde beklenen ölçüde artış göstermediği kaynaklardan anlaşılmaktadır. Aradan yaklaşık 60 yıl geçtiği halde Emrudabad nahiyesinden kaza olarak bahseden bir salnamede çevrede 71 gayr-i müslimin yaşadığını görüyoruz.  Ancak 1324 tarihli Salname de Burhaniye kazasına bağlı olarak gösterilen Gömeç nahiyesinde genel nüfus 5000 kişiden fazla idi. Nüfus dağılışında   4176 Müslüman, 889 Rum ve 26  Ermeni  kayıt edilmiştir ki bu rakamlar çevrede gayri müslim sayısının büyük artış göstermiş olduğunu ortaya koymaktadır.

KURTULUŞ SAVAŞI DÖNEMİ :

1325 tarihli Hüdavendigar Vilayeti Salnamesine göre bu tarihte Gömeç merkezde 162 hane bulunmakta ; Gömeç’in bu tarihteki tahmini nüfusu  500-600 kişi arasındadır. Bu nüfusa ilerleyen yıllarda (1912-1913) Bosnadan gelen muhacir Türkler (Halk tabiriyle Boşnaklar) dahil değildir.  Kurtuluş Savaşı öncesinde Gömeç merkezde yerliler, bosnadan gelen muhacir Türkler, Rumlar ve  az sayıda Ermenilerden oluşan bir etnik yapının bulunduğunu söyleyebilir.

                              
Kaza ile köy arasındaki bir  yerleşim birimi olan nahiyeler, nahiye müdürleri tarafından idare edilmiştir. 1919 yılında Gömeç Nahiye Müdürü’nün   Eyüp Sabri Bey olduğu kaynaklardan anlaşılmaktadır.  Gömeç’in Milli Mücadeledeki yeri, yakınlığı dolayısıyla, Ayvalıktaki Milli Mücadele faaliyetleri ile iç içedir. Pek çok kaynakta direkt  Gömeç şeklinde bir bağlantıya çok az rastlanmaktadır. Bununla birlikte  Gömeç’in ve Gömeçliler’in Milli mücadelede pek çok yerde Yunanlılara karşı başarılı olduğunu  görüyoruz. Gömeç ve çevresi  172.Alayın sorumluluk  alanı olmakla birlikte  çevredeki Kuva-yı milliye faaliyetlerinin önemi herkesçe bilinmektedir.

Ayvalık’ın Yunan işgal  kuvvetlerince 28/29 Mayıs gecesi işgali sonrasında İngiliz temsilcisi Hadkinson ve bir Yunan subayı torpito gemisi ile Gömeç İskelesine gelmişler, Karesi Mutasarrıfı Hilmi Bey ile çeşitli konular üzerinde görüşmek istemişlerdi. Gelenler, Mutasarrıf Bey Balıkesir’e hareket ettiğinden Gömeç nahiye müdürü Eyüp Sabri Bey ile görüşmek zorunda kalmışlardır. Bu görüşme öncesinde 172. Alay komutanı Ali Bey de bu kişilerle görüşmüş ancak bir netice alamamıştı. Bu görüşmenin konusu, tahminen  Yunanlıların bölgeyi işgali üzerine yaptıkları ve bölgedeki halkın hukukunun  nasıl gerçekleştirileceği olmalıdır. Bu görüşmelerin 2--3  Haziran 1919 günlerinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Daha sonraki günlerde bugün halk arasında belediye çeşmesi olarak  bilinen yerde Yarbay Ali Bey ve  yerel idareciler ile Yunan ve İngiliz temsilcileri arasında çeşitli hususlar üzerinde görüşmeler gerçekleşmiştir. 4 Haziran 1919 tarihinde  Gömeç nahiye müdürü Eyüp Sabri Bey’in bu görüşmeyi teyit eden yazışmalar yaptığı anlaşılmaktadır.  Bu görüşmelerde Yunanlılar ile çeşitli konularda mutabık kalınmış olmakla birlikte ilerleyen günlerde Yunanlıların sözlerinde durmadıkları, işgal sahalarını geliştirmek  üzere harekete geçtikleri görülmektedir.

Ayvalık’ta Yunan işgalinin başlaması ve bir süre sonra genişleme sürecine geçmeleri üzerine Batı Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi Gömeç’te  ve Körfez bölgesinde  birçok Türk silahlı ve silahsız olarak cepheye koşmuşlardır. Gömeçteki Kuva-yı Milliye birlikleri Ferit (Karhan) Bey’in önderliğinde harekete geçmişlerdir. Ferit Bey’den başka isimlerine ulaşabildiğimiz kahramanlar şunlardır : Ferit Bey’in yardımcısı Ayanoğlu İsmet Bey,Mehmet Savaş,Mustafa Arkalı,Çoban Ali,Hacıosmanlı Çolak Hasan,Çolak Hüseyin,Şani Efendi, Deveci Ethem,Mehmet Sakızlı,Ali İnkaya,Rüştü Bey,Boşnak Arabacı Bele Abdullah,Boşnak Faik,Boşnak Nuşkaoğlu Bekir (Akova), Nalbant Mehmet (Pala),Boşnak Derviş,Boşnak Recep  Çavuş,Boşnak Nazif,Hacı Niyazi,Boşnak Habib,Boşnak Aziz Recoviç,Hacı Mehmet (Savaş),Yayaköylü Hacı Bayram (Vural),Boşnak Kocabıyık Muarrem,Boşnak Topal Ramazan,Selim (Akbey),Bacak Salih (Salih Bilgin),Kasap Hako (Halil Acar),Boşnak İlyas,Boşnak Koca Elmas,Boşnak Üzeyir (Karabıyık),Çerkez İshak Çavuş,Cura Mehmet (Mehmet Karagöz),Muslu Mustafa,Çerkez İdris,Dülger Mehmet,Efe İsmail,Arap Sait,İnce Halil Ağa,İsmail Ağa (Karayaz),Petreli Kör Süleyman,İbrahim Bey ve Şoför Mahmut ile ağabeyi yanında  ismi hatırlanamayan pek çok vatansever Ali (Çetinkaya) Bey’e yardıma koşmuşlardır. Ali Çetinkaya hatıralarında Ayvalık’ta silahlar patladığında ilk defa Muratili köyü halkının sonrasında da Gömeçli Boşnakların kendisine yardıma koştuğunu ifade etmektedir. Gömeçteki Kuva-yı Milliye birliklerine Edremit Kaymakamı Köprülülü Hamdi Bey  ile Pelitköylü Mehmet Bey büyük destek vermişlerdir.  Temmuz 1919’da Yunanlılar işgal sahalarını geliştirmek için  yeniden harekete geçtiklerinde Gömeç’teki bu vatanseverler,  civardaki pek çok çarpışmaya katılmışlar ve Yunanlıların meşhur Girit Alayı askerlerinin ilerlemesini durdurmuş aynı zamanda  yöredeki en sert direnişi göstermişlerdir.

Yunanlıların, Gömeç ve çevresindeki  Kuva-yı Milliye hareketine karşı, bölgeye daha önce yerleşmiş olan Rumlardan  çeteler oluşturarak çeşitli şekillerde karşılık verme girişimlerinde bulundukları anlaşılmaktadır. Bölgedeki Rumlar’ın, Yunanistan’a gidip askeri eğitim aldıktan sonra silahlanmış olarak bu topraklara gelerek Kuva-yı Milliye birliklerine karşı çarpıştıkları anlaşılmaktadır. İşte bu silahlı Rum çetelerinden biri ile Gömeç’teki Kuva-yı Milliye birlikleri arasında 16 temmuz 1919 günü Dursunlu Köyü’nün güneyindeki çatışma gerçekleşmiş, Rum çeteleri zayiat vererek çekilmek durumunda kalmışlardır.

Yunanlıların batı bölgelerimizde Temmuz 1919’da giriştikleri  harekattan  Gömeçde etkilenmiştir. Bu bölgede  9 Temmuz 1919 sabahı bir sahra bataryası ve denizden savaş gemilerinin ateşi ile desteklenen  Yunan kuvvetleri karşısında 172. Alay komutanı Ali ( Çetinkaya) Bey, birliklerini  Gömeçteki Yayaköy-Dursunlu köyleri civarına çekmişlerdir.  10 Temmuz günü düşman saldırıları devam etmiş,kuvvetlerimiz Karaağaç sırtlarına çekilmişlerdi. 10 Temmuz günü düşman Yayaköy  ve Dursunlu köylerini yakmıştır. Aynı gün Tıfıllar köyünden gelen düşman kuvveti Kozak Bağyüzü’nü işgal etmiş kuvvetlerimiz Sübekli’ye çekilmiştir. Bu durumda bazı kuvvetlerimiz Karaağaç sırtlarından Sübekli’ye intikal etmiştir. Düşman kuvvetleri, 10 Temmuz’da yaptıkları harekatla Ayvalık’taki durumunu sağlamlaştırmak istiyordu. 16 Temmuz günü Yunan kuvvetleri İngiliz subaylarının gözleri önünde Karaağaç sırtlarına ilerlemiş ancak birliklerimizin taarruzu karşısında dağılarak çekilmek durumunda kalmışlar ve pek çok zayiat vermişlerdir. Düşmanın 16 Temmuz 1919 günü harekatı esnasında eklerde fotoğrafı bulunan Hacı Bayram (Vural) bir Yunan subayını vurmuştur. Yine buradaki çatışmalarda Uzun Şerif (İnce Efe) ve yanındaki Kuva-yı Milliye birlikleri oldukça başarılı olmuşlardır. Öyle ki İngiliz subaylar birliklerimizin Karaağaç sırtlarındaki başarılarını ertesi gün Balıkesir’e gelerek 61. Tümen komutanlığını ziyaretlerinde övmüşlerdir. 17 Temmuz günü yine Karaağaç sırtlarına şiddetli topçu ateşiyle saldırmışlar, bu esnada 61.Tümence gönderilen sahra bataryasının müdahelesi ile düşman kuvvetleri yine çekilmek durumunda kalmışlardır. Bu muharebede 172. Alaydan 10,  Kuva-yı Milliye’den 20 kişi şehit olmuştur. Yunanlılar, Gömeç’in  Karaağaç köyüne  yaptıkları saldırılarda başarılı olamamaları üzerine  21 Temmuz’da bir Yunan savaş gemisi yarım saat kadar köyü  top ateşine tutmuş ve bazı evlerin yanması ile yıkılmasına neden olmuştur.

Yunanlıların Batı Anadolu’da harekatları halkta büyük bir etki yaratmıştı. Bu bölgelerin bazı ileri gelenleri  27 Haziran 1919’da Balıkesir’de toplanmışlardı. 26 Temmuz 1919 tarihinde daha büyük bir kongre toplandı. Yeni  kararlar alındı.  26 Temmuz’daki bu kongrede Ayvalık ve Gömeç çevresini Vasıf ile Koca Mehmet adındaki iki kişi temsil etmişlerdir.

Bu mücadele devam ederken Ayvalık Cephesindeki 172. Alay komutanı Ali (Çetinkaya) Bey ile Kuva-yı Milliye birliklerinin başındaki Köprülü Hamdi Bey’in arası açılmış, iki taraf da birbirine hasmane bir tutum geliştirmişti.  Albay Kazım (Özalp) Bey bu durum üzerine yöreye gelmiş,tarafları yatıştırmak istemiş ancak başarılı olamamıştır. Bu durum üzerine Hamdi  Bey Balıkesir Merkez İdare Heyetine tayin edilmiş ; Ali ( Çetinkaya) Bey’de kısa bir süre sonra Afyon Milletvekili olarak buradan ayrılmıştır. Hamdi Bey’in yerine Pelitköylü Mehmet Cavit Bey ; Ali Bey’in yerine Kaymakam Seyfullah Bey tayin edilmiştir.

Ali Bey bu yöreden ayrılmadan evvel Albay Kazım (Özalp) Bey Soma’da İngiliz Generali Henry ile görüşmüş ve Yunanlıların Batı Anadolu’da yaptıkları zulüm ile ilgili olarak  İngilizlere bazı belge ve resimler sunmuştur.  İngiliz heyet, Ayvalık ve çevresine de geleceği için Ağustos 1919’da  büyük ölçüde bir çarpışma meydana gelmedi.

Daha sonraki aylarda mücadele sakinleşme dönemine girmekle birlikte zaman zaman ufak çaplı çarpışmalar olmaktaydı.  17 Ocak ile 11 Şubat 1920 tarihlerinde Ayvalık mıntıkasında  piyade ve topçu ateşi oldu. Yine bu dönemde pek çok  kuvvet Anzavur İsyanını bastırmak üzere Gönen’e gitmiş ve oldukça başarılı olmuşlardır. 20 Haziran 1920’den sonra Ayvalık mıntıkasında özellikle Gömeç’te çarpışmalar artış göstermiştir. Bu sırada bu havalide  3 taburlu bir alay,40 atlı süvari takımı, 1 boşnak müfrezesi ve 7,5cm.lik seri ateşli bir sahra topu bulunuyordu. Buradaki kuvvetlerimiz Karatepe, Karaağaç, Güntepe ve Yabancılar hattını işgal etmekte idi.  Buna karşılık Ayvalıkta Yunanlıların 5 tabur askeri bulunuyordu.

Büyük bir saldırıya geçen Yunan kuvvetlerine karşı, 61.Tümen komutanı Albay Kazım Bey Gömeç ve çevresindeki asker ile Kuva-yı  Milliye birliklerine, karşılarındaki düşman birliklerine karşı taarruz emrini vermiş ancak birliklerimiz üstün düşman karşısında geri çekilmek durumunda kalmışlardı. Yunanlıların bu ileri harekatı üzerine 29 Haziran 1920’de Burhaniye,yaklaşık 10 gün sonrada Edremit Yunanlıların eline geçti. 61.Tümen komutanlığının emri gereğince kuvvetlerimizin Susurluk’ta  toplanmaları istenmişti.

Ayvalık mıntıkası komutanı Seyfullah Bey, emrindeki Milli Kuvvetler ve askerler bir müddet dağlara çekilmişler,çete savaşları yaparak Milli Ordumuza  katılmak istemişler ancak başarılı olamamışlardır.   Sonuçta  subayların çoğu esir düşmüş,askerler de  yöre halkından oldukları için dağılmışlardır. Dağılan Milli Müfrezelerden kalanlar dağlarda Kurtuluşa kadar mücadeleye devam etmiştir. Bu dağılan asker ve Kuva-yı Milliye birliklerinden bir kısmı  Gömeç çevresindeki dağlarda yaşamışlar, zaman zaman düşmana düzenledikleri saldırı ve pusularla oldukça zarar vermişlerdir. Dağlardaki  bu Kuva-yı  Milliye birliklerinin düşmana ne denli zarar verdirdikleri hala Gömeçde halk arasında konuşulmaktadır

İzmir’in kurtuluşundan sonra Türk birlikleri Batı Anadolu’da pek çok yeri düşman esaretinden kurtarmıştır. Bugün Gömeç ve çevresinin düşman işgalinden kurtuluşu  6 Eylül tarihinde kutlanmaktadır. Ancak etraftaki ilçe ve beldeler13-14-15 Eylül’de düşman işgalinden kurtuluşu kutlamaktayken Gömeç’in 6 Eylül tarihinde düşmandan kurtuluşu şaşkınlık yaratmaktadır.  Fikrimizce bu durum, herhalde çevredeki  dağlarda  önceden kalmış Kuva-yı Milliye birliklerinin Gömeç’i  6 Eylül tarihinde almış olmalarıyla ilgili olmalıdır.

 


Gömeç Kaymakamlığı
Gömeç/BALIKESİR
Tel : 0 266 3571545   e-posta: gomec@balikesir.gov.tr